Bir kitapçıya girdiğinizde yeni çıkan kitaplar rafına baktığınız zaman o ay çıkan tüm yeni kitapları göremezsiniz. Çünkü yeterince yer yoktur ve bu yüzden yeni çıkan kitaplar arasında en çok şansı olanlar kendilerine yer bulabilir. Kitabınızın yolculuğu yeni çıkanlar rafına girmeden başladıysa daha sonra diğer raflarda yer bulma şansı da çok azdır. Bu sebeple, eğer niyetiniz yazmaksa, okura ulaşma şansınızı arttırabilmek için bazı soruları bu yola girmeden önce cevaplamanız gerekir.

 

1 – Bu kitap sizin için neden önemli?

Yazmaya karar verdiğinizde, her karar gibi bu kararınızın da ardında ne olduğuna bakmanız gerekir. Anlatmak istediğiniz bir hikâye mi var? Yazdıklarınız çok sevildiği için bir kitabınız mı olsun istiyorsunuz? İnsanlara çok önemli bir şey mi anlatacaksınız? Yoksa yazmak size iyi geldiği için bunu bir gelir kaynağına mı çevirmek istiyorsunuz? Cevabınız tam olarak ne, bunu bilmelisiniz.

Kendinize dürüst olun. Aksi hâlde uzun soluklu bir yolculuk olan yazma sürecinde motivasyonunuzu kaybedebilir ve nefessiz kalabilirsiniz. Bu soruya vereceğiniz cevaba göre beklentilerinizi de gözden geçirin, gerçekçi beklentileriniz olsun.

 

2 – Yazar mı olmak istiyorsunuz yoksa sadece kitap çıkarmak mı?

İlk soru kitabınızın sizin için neden önemli olduğuydu. İkinci soru ise gelecekle ilgili. Sadece bir kitap çıkarmak istiyorsanız bunu belli bir ücret karşılığında yapanlar var; ödemenizi yapar ve kitabınızı bastırırsınız. Ama bu kitabı kitapçılarda görmeniz biraz zordur.

Yayınevleri kitap yayımlamak için her şeyden önce yazar seçer. Yazarın kalemine ve yazdığı hikâyeye güveniyorsa, yazarlığında bir ışık görüyorsa, ekibini yazar ve dosyası için seferber eder.

Niyetiniz, ilk kitabınızla birlikte yazarlık kariyerinizi başlatmaksa o zaman doğru yerden başladığınıza emin olmanız gerekir. Yazmak uzun bir mesai ister, üzerine uzunca düşünmeden bu yola girerseniz emeğinizin karşılığını alamama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

 

3 – Kime yazıyorsunuz?

Niçin yazdığınızı bilmek kadar kime yazdığınızı bilmek de önemli. Örneğin okul öncesi için çocuk kitabı yazıyorsanız metni soyut kavramlar kullanmamalısınız. Çocuklara bu ifadeler ağır ve çoğu kez anlamsız gelecektir. Ya da bir gençlik romanı yazıyorsanız sürekli nasihat veren bir ana kahraman kurgulamak hiç sempatik olmayacaktır.

“Kimlerin sizi okumasını istiyorsunuz?” sorusuna vereceğiniz cevap, yazarken kullanacağınız dili belirleyecektir. Bu yüzden yazdıklarınızın herkese hitap edeceğini/ettiğini söylemek hiç gerçekçi değildir. Herkesin ortak bir duygusuna hitap edebilirsiniz ama keyifle okuyabileceği tonda yazamazsınız. Zira algımız, okuma rutinlerimiz, edebî zevkimiz pek çok noktada farklılaşır.

 

4 – Kitabınızın piyasadaki yeri nedir?

Yazdıklarınız kitap olup rafa girerken ürün olarak tanımlanıyor ve satışı yapılıyor. Bu demek oluyor ki her ürün gibi muadilleri arasından cazip gelen bir yanı ve hitap etmesi gereken bir kitlesi olmalı.

Bu maddedeki soruyu şöyle de sorabiliriz: Yazmayı düşündüklerinize benzeyen eserler var mı? Bu soruya cevap vermeden önce iyi bir piyasa araştırması yapmanızı tavsiye ederiz.

Eğer hâlihazırda piyasada sizin kitabınıza benzeyen, satış rakamı iyi, belli bir okuyucu kitlesine sahip bir kitap varsa, şanslı bile sayılabilirsiniz. Bunun yanında seçtiğiniz konunun çok fazla işlenmiş olması bir handikap olabilir. Kopya çekmeyin, özgün olun ama insanların hangi hislere, hangi türe nasıl karşılık verdiğini iyi gözlemleyin. Dersinize iyi çalışın, aksi hâlde bir yayınevinin satacağına inanmadığı bir kitap için tüm ekibini seferber etmesini bekleyemezsiniz.

 

5 – Kitabınızın bir taslağı var mı?

Bir yolculuğa çıktığınızda yolun uzunluğuna göre yanınıza aldıklarınız değişir. İneceğiniz yerin havasına göre giyinir, yolun uzunluğuna göre yanınıza yiyecek bir şeyler alır, varacağınız yerde kalacağınız güne göre de bir valiz hazırlarsınız. Yazmaya karar verdiyseniz ve bunun için kolları sıvayacaksanız yolun sonunu görmeniz gerekir. Böylece yolda sürprizlerle karşılaşsanız bile varacağınız yere bir şekilde varabileceksiniz; çalışmanız bittiğinde SON yazısını görebileceksiniz.

Kurgusal bir metin, örneğin roman ya da öykü gibi, kaleme alacaksanız planlama yapmanız önemlidir. Her detayı planlamasanız bile giriş, gelişme ve sonuç kısımlarına hâkim olmalısınız. Karakterlerinizi tanımalı, motivasyonlarını ve zaaflarını bilmelisiniz. Bazı şeyler değişebilir, yazdıkça farklı yönlere gidebilir. Bir yol tayin etmeden yola çıktığınızda yazdıklarınızı takip edilebilir hâle getirmeniz çok zaman alacaktır. Yazarken düzenli ilerleyin; yol üzerinde yazma tarzınızı da keşfedeceksiniz.

Kurgu dışı çalışmalarınız için bir iskelet oluşturmak, konudan sapıp sapmayacağınızı görmeniz açısından faydalı olacaktır. Bunu öngörerek odak noktanızı kaybetmemek için başlıkları belirleyin. Tablo öncelikle sizin için net olmalı. Aksi hâlde konu dallanıp budaklanırken siz de neyi neden anlattığınızı unutabilirsiniz.