NİSAN YILMAZ

Beyazıt’a yolu düşenler, betonarme, led ışıklı tabelaların arasında endamlı duruşuyla göze çarpan bu binayı hemen fark edecektir. Artık gitgide turistik alışveriş dünyasının merkezi haline dönüşen muhitin büyük ve parlak vitrinlerinden sıyırır kendisini çünkü. Kırmızı taş duvarları, küçük pencereleriyle kadim bir duruş sergiler. Sanki günümüze ait değil. Aslında asırlardır orada, önünden alışveriş poşetleriyle geçenleri sevgiyle selamlıyor. Bahsettiğimiz bina, pek çoğumuzu kırmızı taş duvarlarıyla sükûnete davet eden Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi. Dile kolay, Sultan Fatih’in yaptırdığı ve günümüze ulaşan üç binadan biri burası. Yarısı yol genişletme çalışmasına kurban gitse de göz göze geldiğinizde sizi kucaklayan bir mimariye sahip.

Şüphesiz İstanbul’un pek çok ilçesinde halk kütüphanesi var. Ancak İl Halk Kütüphanesi burası. Üstelik hikâyesini öğrenince kıymeti çok daha artıyor. Kadim binanın hikâyesi İstanbul’un fethiyle başlıyor. Sultan Fatih, şehri fethettikten sonra kentin imarına başlar. Kütüphane binası 5 yılda tamamlanır. 1470 yılında alt katı medrese üst katı darphane olarak kullanılmaya başlanır. İmparatorluğun ilk altın ve gümüş sikkeleri burada bastırılır. 300 yılın ardından bir onarım geçirince yine giriş katı medrese olarak korunur. Üst katı ise simkeşhane olarak hizmet vermeye başlar. Padişahların göz kamaştıran kaftanlarına gümüş ve altın sim işleyen ustalar burada nakşeyler sanatlarını. Simkeşhane-i Amire adı da o yıllardan miras kalır.

Tabii, şehr-i İstanbul’un depremlerinden nasibine düşen yıkımı da alan bina, 20. yüzyılda neredeyse unutulmuş. En büyük darbeyi ise 1960’larda almış. Neredeyse virane haline gelen binanın yarısı Ordu Caddesi’nin yapımı esnasında buldozerlerin altında ezilmiş. Kaderinin değişmesi için 1981 yılına kadar ilim ve kitap sevdalıları yoğun çaba göstermiş. İl Halk Kütüphanesi’ne dönüşen simkeşhanenin ismi ise 2001 yılında verilmiş. Türk edebiyatının çınarlarından Orhan Kemal’in adı burada yaşıyor.

Asırlarca Osmanlı’nın bilim adamlarını ağırlayan taş bina günümüzde de kitap sevdalılarını kucaklıyor. Vaktiyle Osmanlı’nın altın ve gümüş paralarının basıldığı, padişah kaftanlarına simlerin işlendiği bu asırlık çınar, artık altından kıymetli kitaplara ev sahipliği yapıyor. Kütüphanenin giriş katında âlimlerin ders verdiği medrese odaları halen muhafaza ediliyor. Önümüzdeki yıllarda bu odalar yine kıymetli eserlere imza atacak isimlerin kullanımına açılacak. Kütüphanemizin birinci katında açık raf sistemiyle kütüphane ve okuma salonu yer alıyor. Yayın dünyasının geniş yelpazesi okuyuculara hizmet veriyor. Binlerce kitap arasında gönlünüzce dolaşıp kitaplara doyabilirsiniz.

Kütüphanenin ikinci katında süreli yayınlar ve çalışma salonu bulunuyor. Güncel yayınlar kısmında yayınlanan tüm dergilere ulaşmak mümkün. Çalışma salonu, tahmin edileceği gibi sınavlarına, derslerine harıl harıl çalışanları ağırlıyor. Bu kısımda bilgisayar ve internet hizmeti de sunuluyor.

Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi’ni pek çok kütüphaneden ayıran ise sürprizleri. Sosyal medyayı aktif kullanan kütüphane çalışanları, ummadığınız bir anda size çay servisi yapabilir. Veya birden okuyucu rolünde kütüphaneye sızan sanatçılardan canlı mini konsere denk gelebilirsiniz.

Adres: Mimar Kemalettin Mahallesi, Ordu Caddesi No: 33, 34130 Fatih / İstanbul

Çalışma saatleri: Her gün 08:00-22:30

Detaylı bilgi için: istanbulkutup.gov.tr